• Adana
  • Ankara
  • İstanbul
  • 23 Ağustos 2016
  • 18:28
  köf1
BAL Ligi, 3. Lig’den daha zor Kozan Belediyespor kaptanı Murat Özdemir, Adana Haber Gazetesi’nin sorularını yanıtladı.

Röportaj: @HuseyinAtas_

 

Kozan Belediyespor mütevazı bir maziye sahip olsa da bu mazisinde şimdiden istikrarı ve başarısıyla efsane olmuş bir oyuncuya sahip. Kaptan Murat Özdemir; nam-ı diğer Toros. Kariyerinin 13 yılını Kozanspor’da geçiren, çok iyi maddi teklifler aldığı dönemlerde dahi kulüpte çok cüzi ücretlere oynamayı kabul eden bir futbolcu o. Ayrıca kulüp tarihinin en büyük başarısının saha içindeki en önemli hissedarı. Dile kolay, Kozanspor forması ile 300’den fazla maça çıktı! Kulüp tarihinde bu istatistiklerin yanına dahi yaklaşan bir başka isim yok. Deneyimli futbolcu, istikrarını şampiyon takımın kaptanı olarak taçlandırdı. Torunlarına gösterebileceği de üç önemli şampiyonluk madalyası var.

Onu özel kılan şeylerden birisi de 15 ay askerlik yaptıktan sonra yeniden Kozanspor’da futbola devam etmesi. Kariyerinde Yeni Malatyaspor ile yaşadığı BAL Ligi ve 3. Lig şampiyonluklarını da askerlikten sonra elde etti. Kozan dışında profesyonel şampiyonluk yaşamış çok az sayıdaki futbolculardan birisi Toros. Çalışma azmi, istikrarı, soğukkanlılığı ve centilmenliği ile Kozan Belediyespor altyapısındaki her gence de örnek bir insan.

Gelin şampiyonluğu sahada sert, saha dışında son derece naif, Kozan Belediyespor’un aktif efsanesi, kaptanı bu değerli sporcudan dinleyelim..

 

Kaptanı olduğun şehrinin takımının şampiyonluğu senin için ne ifade ediyor?

Benim için çok gurur verici bir başarı. Futbol kariyerime bu takımda başladım başarısızlıklar da yaşadım ama bu şampiyonluk her şeye değdi. 15 yıl önce küme düşen takımın bir parçası olarak bu şampiyonluğu yaşadığım için bir nevi kulübüme borcumu ödemiş hissediyorum.

 

“15 yıl önce küme düşen Kozanspor’un oyuncusuydum, şimdi kaptan olarak şampiyonluk yaşadım!..”

15 yıl önce küme düşen takımın parçasıydın..

 

2000-2001 yılında A takımda düzenli forma giymeye başlamıştım. Kariyerinin başında bir genç olarak küme düşen takımın parçası olmak çok üzmüştü. Şehrin çocuğu olarak da bir suçluluk hissediyordum. Ancak takımın yeniden o lige çıkmasında pay sahibi olmak nasip oldu. Benim için çok huzur verici bir durum bu.

 

Şampiyonluk yolunda en kritik maçınız hangisi oldu?

Açıkçası şampiyonluk yolunda her maç kritik oluyor. Bir maç belirtmem gerekirse bitime bir hafta şampiyonluk için çekiştiğimiz Meskispor maçı en önemlisiydi. Beklemediğimiz bir skor almış olsak belki de tüm emeklerimiz boşa gidecekti. O maçta bir puan aldık ve matematiksel olarak olmasa da mental olarak şampiyonluğu yakaladık.

 

“Fiziksel ve mental olarak futbola devam edebilecek durumdayım!..”

Futbola devam etmek istiyor musun?

Hiçbir futbolcu emeklilik kararını kolay almamıştır. Ben kendimi fiziksel olarak hala güçlü ve iyi hissediyorum. Oynamak da istiyorum ancak yönetim kurulumuz ve teknik heyetimizin kararı vereceği bir konu bu. Onlar ne karar verirse ben uyarım. Bu kulübe nasıl, nerede faydalı olabileceksem onu yapmaya hazırım.

 

Takımda düzenli ilk 11’de oynayan 3 Kozanlı futbolcu vardı. Bunun etkisi ne oldu?

Kendi şehrinin takımında oynamak biraz daha fazla çalışmayı ve özveriyi gerektiriyor. Bu anlamda olumlu etkisi oldu bu durumun. 3. Lig’de yaş sınırı değitşi ancak halen kadroda belli sayıda genç oyuncu bulundurma koşulu var. Bu durumun altyapı oyuncularımız için de şans doğurduğuna inanıyorum.

 

“Bal Ligi oyun kalitesi olarak 3. Lig’den bir nebze daha iyi!..”

Kozanspor’un 3. Lig’deki hedefi ne olmalı?

Orada kalıcı olmak en gerçekçi hedef olmalı. Çünkü kalıcı olabilirseniz daha büyük hedeflere de daha sağlam, özgüvenli şekilde ilerleyebilirsiniz.

3. Lig ile BAL Ligi arasında saha içi anlamda ne gibi farklılıklar var?

Yaş sınırlaması sebebiyle 3. Lig’de futbol kalitesi oldukça düşük. Her ne kadar adı amatör de olsa sınırlama sebebiyle çok önemli kariyere sahip oyuncular BAL’a geliyor. BAL Ligi’ndeki futbol kalitesi, saha içi organizasyon ve futbol zekası bir nebze de olsa daha üstün gözlemlediğim kadarıyla.

Kozan Belediyespor altyapı oyuncularının potansiyeli hakkında ne düşünüyorsunuz?

Sadece altyapıda değil liselerarası maçlarda dahi çok yetenekli gençler görüyorum. Ben sadece gözlemliyorum. Ama yenetekli çok oyuncu var. Sadece biraz da oyun zekalarını ve fizik kondisyonlarını geliştirmeleri gerek. Altyapı hocalarımız va A takım hocamız bu anlamda çok çalışıyor.

 

“3. Lig’deki yaş sınırının ilk mağdurlarındanım!..”

Toros lakabı nereden geliyor?

İlkokul çağlarından beri bu şekilde çağırılıyorum. Nereden geldiğini bende bilmiyorum (gülerek). Çoğu insan adımı dahi bilmiyor. Dışarıda da herkes bu lakap ile anıyor beni. Rahatsız değilim.

 

Takım arkadaşların seni soğukkanlı ve sakin olarak tanımlıyor..

Mevkim itibariyle ve kaptan olarak soğukkanlı olmam gerekiyor. Savunma oyuncusu olunca hatalarınız pahalıya mal olabiliyor ama ona takılmadan, oyundan düşmeden devam etmek gerekiyor. Bunu da başarıyorum. Sosyal hayatımda da böyle sakin biriyim.

 

Şampiyonluk yolunda en önemli motivasyonunuz neydi?

Başarıya aç bir futbolcu topluluğuyduk ve taraftarlarımız bizi hiç yalnız bırakmadı. Taraftar her maça geldi. Tüm taraftarlarımıza teşekkür ediyorum. Onlar olunca siz de işinizi daha iyi yapmaya onlara bir şekilde başarı tattırmaya daha istekli oluyorsunuz.

 

2008’de 2. Lig’de mücadele ederken BAL’a dönüş yaptın. Çok keskin bir karar değil miydi bu?

O sene 3. Lig’deki yaş sınırı kararı uygulamaya başlanmıştı. Yaş sınırı kararının ilk mağdur ettiği futbolculardan birisi oldum. Transfer sezonu kapanmak üzereydi ve sözleşmem sona ermişti. O tercihe mecbur kaldım.

 

“PTT 1. Lig’de forma giymeyi çok istiyordum!..”

Bireysel olarak kariyerinin ‘iyi ki’ ve ‘keşke’leri nelerdir?

PTT 1. Lig’de forma giymeyi çok istiyordum. Kozanspor ile yaşadığım şampiyonluğu erken yakalamış olsam nasip olabilirdi. Kariyerimdeki iki BAL ve bir 3. Lig şampiyonluğu ise en gurur duyduğum şeyler.

 

15 ay askerlik sonrası bu başarıları yakalamak nasıl mümkün oldu?

2003 yılında askere aldılar. 15 ay askerlik yaptım. Bu anlamda genç arkadaşlarıma iyi bir örnek olduğumu düşünüyorum. Yeteri kadar çok çalışırsanız gerçekten başarı geliyor.

 

“Son adam olduğum için her an dikkatli ve kontrollü oynamak zorundayım!..”

Oynadığın her takımda istikrarlı ve az sakatlanan birisiydin..

Hayatımı bu işten kazanıyorum ve kendime iyi bakmak zorundayım. Her zaman böyle düşündüm. Futbola başladığım yıllar da böyle düşünüyordum şimdi de öyle. Hala kendime iyi bakmaya, uykuma, beslenmeme dikkat ediyorum. Kendine ne kadar iyi bakarsan sahada, aldığın paranın hakkını o kadar çok verebilirsin.

 

Aynı sahada forma giydiğin üç unutulmaz rakibin kimlerdi?

Malatyaspor’da forma giydiğim dönemde Taylan Eliaçık, Taner Demirbaş ve Emre Aktaş’a karşı çeşitli maçlarda oynamıştım. Onları savunmak zor ve keyifliydi benim için.

 

Pek kart gören bir savunmacı değilsin..

Son adam olarak oynadığımdan benim hatam, kart görmem takımımın gol yemesine sebep olabileceği için her zaman çok dikkatli davranmam gerekiyordu. O yüzden kontrollü sert olan bir oyuncuydum. Ancak kariyerimin başında unutamadığım bir kartım olmuştu.

 

“Kariyerimde bir gol attım ama o gol Demirspor’u şampiyon yaptı!..”

Nedir o kartı unutulmaz yapan?

İlk profesyonel maçımda kırmızı kart görmüştüm. 1998-99 sezonuydu yanılmıyorsam, Silifkespor ile oynuyorduk. Kozanspor olarak o maçı kayıp etmiş olsak o sezon küme düşecektik. 25. dakikada henüz maçın başlarında rakip oyuncu kucağımdayken kendini attı ve haksız bir kırmızı kart gördüm. O maçı kaybetmiş olsaydık belki de hatam yüzünden küme düşecektik. Maç berabere bitti ligde kaldık. Aynı oyuncu ikinci yarıda kırmızı kart gördü.

 

 Kariyerinde sadece 1 kez gol sevinci yaşadın. Savunmacı da olsan biraz az değil mi?

 Hocalarım pek çıkmamı istemezdi. O yüzden pek gol atma şansım olmadı. Attığım o gol ise Adana Demirspor’un şampiyonluğuna vesile olmuştu. 2000-2001 sezonunda sondan bir önceki maçta atmıştım o golü. Adana Demirspor ile Tarsus İdman Yurdu 3. Lig’de şampiyonluk için yarışıyordu. Kozan’da oynuyorduk maçı. 80. dakikaya 3-1 geride girdik. 85. dakikada 3-2 yaptık. 90. dakikada bir yan top oldu ve golümü attım. 3-3 bitti. Tarsus İdman Yurdu o maçı kazanmış olsa şampiyonluğa yürüyecekti. Attığım o gol Demirspor’un şampiyon olmasını sağladı.


köf7
Yorumlar (1)
    Google