Çevre ve Şehircilik Bakanı Fatma Güldemet Sarı'nın Adana Valisi Mustafa Büyük önderliğindeki Adana heyeti ile görüşmesi şehrin geleceği açısından çok önemlidir.
Bu konuda son yıllarda atılmış en önemli adımdır.
Toplantıya katılan veya katılmayanları isim, isim değerlendirerek atılan adımı küçümsemeye çalışmak, her zaman olduğu gibi bundan bile fitne yaratmaya uğraşmak ise son yılların bilinen hastalığıdır.
Katılmayanların neden katılmadıklarını sanki bilmiyoruz.
14 yılda edinilmiş alışkanlıkların, korkuların, önyargıların bir günde kaldırılıp atılacağını düşünmek aşırı saflıktır.
Olmayan belediye başkanları veya siyasiler yerine aslında sorgulanması gereken il başkanlarının orada olmalarının gerekli olup olmadığıdır.
Bana göre, il başkanları olmasa daha iyi idi.
İl Başkanı "Siyaset" demektir.
Bakan, Vali ve Belediye Başkanları ise kamu yani "Devlet" demektir.
Sivil toplum örgütlerinden bazı ileri gelenleri ortamda bir araya getirince "Millet" ayağı da tamamlanmıştır.
Toplantının ve birlikte yenilen yemeğin sonrasında kamuoyuna yansıyanlar da oldukça olumlu.
"Ortak Paydamız Adana" vurgusunun ön plana çıktığını görüyoruz.
Toplantıda bulunanlara bakarak "Yeterli hükümet desteği görünmüyor" diyebilecek kimse var mı?
Hükümetin en önemli bakanlarından birinin ev sahibi olduğu bir toplantı için bunu söylebilir misiniz?
Çok önemli bir psikolojik eşik aşılmıştır.
Adana'nın yakın tarihinde ilk defa kof siyasetçilerin ve onların niteliksiz yanaşmalarının değil devletin ağırlığı ve varlığı hissedilmiştir.
Bunu görmeyenler, görmezden gelenler, dayatılmış pencerelerden bakmayı alışkanlık haline getirenler bir daha düşünsünler.
Hemen yarın projelerin hayata geçirilmesini, şantiyelerin kurulmasını beklemiyoruz ama bu yönde önemli bir aşamanın geçildiğini net olarak görebiliyoruz.
Bundan sonra, derdi memleket olanlarla sadece kendisi olanlar arasındaki derin farkları sahada göreceğiz.
Çevre ve Şehircilik Bakanı Fatma Güldemet Sarı, Adana Valisi Mustafa Büyük, Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü, ilçe belediye başkanları, oda başkanları, sivil toplum örgütlerinin temsilcilerini kutluyorum.
Mazeretsiz olarak toplantıya katılmayanlara da, bir çift sözüm var:
Atın şu gereksiz korkuyu üzerinizden. Yedi düvel adamın boş haral olduğunu, döneminin bittiğini, şimdi ona sadece hamallık yaptırıldığını anladı da bir siz mi anlamadınız?
Yoksa berebar siyasi mevtalığa doğru yelken mi açtınız?
Yolunuz açık olsun o halde...











