Adana'daki "Yöresel Ürünler" rezaletine dün kısmen değinmiştik.
Meğer yara çok büyükmüş.
Şehrin yasalara saygılı, vergi veren esnafı uygulamadan kan ağlıyor.
Lotantalarda açık ayran satılmasına bile izin vermeyen Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü denetim elemanlarının açıkta tahin, tatlı, şekerleme, pişmaniye, ayran satan çadırlardaki işportacılara neden müdahale etmediğini anlayamıyorlar.
Geçtiğimiz yıl Esnaf Odası Başkanı, bazı meclis üyeleri ve Çukurova Belediyesi öncülüğünde yöresel lezzetler adıyla bir pazar kurulmuştu.
Adana ekonomisi dibe giderken, 'Türkiye ekonomisine hizmet ediyoruz' palavraları sallanmıştı.
Gelip geçici bir Soner Çetin şovudur diye kimse ses çıkarmadı.
Bu pazarcıların işini belediyelerde takip eden, izinlerini sağlayan mutlaka etkili bir aracıları vardı. Muhtemelen belediye başkanları da bu aracı para kazansın diye bir kıyak yapmıştı.
Ama iş çığırından çıktı.
Bu uyanıklar baktılar ki Adana istedikleri gibi at koşturacakları bir memleket, neredeyse her gün her caddede "yöresel pazar" kılıfıyla işporta çadırlara açmaya başladılar.
Şu anda Turgut Özal Bulvarı üstünde 300 metre arayla aynı anda iki pazar kurulmuş durumda.
İlçedeki tüm marketler ve küçük esnaf neredeyse ürün satamaz hale geldi.
Dün işlem yapmaya gelen zabıtaların bir müdürün emriyle olay yerinden uzaklaştıklarına dikkat çekmiştim.
Peki bir tane bile fatura, fiş vermeyen bu pazarcıları MALİYECİLER neden görmüyor?
Açıkta her türlü gıda maddesini satanları SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ ve GIDA MÜDÜRLÜĞÜ neden görmüyor?
Kaldırımların, boş arazilerin ticaret maksatlı işgaline BELEDİYELER neden göz yumuyor.
Hep söylüyoruz ya Adana'da yolunu ve adamını bulan yorulduğu yere han yapabiliyor.
Şehri yönetenler dışarıdan gelenlerle iş yapmaya bayılıyor.
Kendi esnafını ise ezdikçe eziyor.
Elbette bu ülkenin vatandaşları ülkenin her köşesinde ticaret de yapabilir, seyahat de edebilir.
Kimse meseleyi çarpıtmaya kalkmasın.
Şehrin bütün yetkililerine diyorum ki, kendi esnafınıza uyguladığınız mevzuatı bu arkadaşlara da uygulayın.
Zorluk çıkarın demiyorum.
Eşitliği sağlayın.
Bu şehrin insanına neden bu kadar düşmansınız bilmiyorum.
Esnaf son çare olarak bizi arıyor, sesini duyurmamızı istiyor.
Muhtemelen bir kaç güne kadar sözde denetimlere başlarlar.
O güne kadar pazarcılar alacağını almış satacağını satmış olurlar.
Ortada ne denetlenecek işportacı kalır, ne ceza kesilecek pazarcı.
Başka bir dümenle Adana'yı soymaya gelen yeni uyanıkları beklemeye başlarız.
Hamileri burada köşe başlarını tutmuşlardır.
Aracılar, avantacılar falan değişebilir.
Adana'yı yönetenlerin Adana'ya düşmanlığı değişmez.











