• Adana
  • Ankara
  • İstanbul
  • 23 Ağustos 2016
  • 18:35
  köf1
Adanalı Yüksekdağ faili meçhulü sordu HDP Eş Genel Başkanı, Yeni Türkiye'de, Adana'da bir gazete dağıtıcısının maskeli kişilerce arkasından kurşunlanarak katledildiğini vurguladı.

HDP Eş Genel Başkanı Adanalı Figen Yüksekdağ, TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Yeni Türkiye'de, Adana'da bir gazete dağıtıcısının maskeli kişilerce arkasından kurşunlanarak katledildiğini söyleyerek “Faili meçhuller yeniden hortlatıldı” dedi.

Figen Yüksekdağ, "Sıkıysa o maskeleri düşürün. Bugün Davutoğlu, gösterilerde insanların yüzlerine taktığı fularların, maskelerin suç olduğundan bahsediyor. Faili meçhuller yeniden hortlatıldı. Maskeli faşizm yeniden gündeme getirildi" şeklinde konuştu.

Partisinin grup toplantısında konuşan HDP EŞ Genel Başkanı Adanalı Figen Yüksekdağ, Hükümet hala 'çözüm süreç benim temel politikamdır' diyor, hala ekmeğini yemeye devam ediyor ama çözüm sürecinin gereğini yerine getirmiyor. Artık gün bugün, an bu andır. Çözüm süreci bir tehlikeli eşiği daha kaldıramaz" şeklinde konuştu.
Karşılarında "ölüm, savaş, kutuplaştırma ve gerilim dilini kullanan bir siyaset olduğunu" söyleyen Yüksekdağ, İzmir'de, Kobani eylemlerinde yaralanan Ekrem Kaçaroğlu'nun dün vefat ettiğini anımsattı.Yüksekdağ, "Bu ülkede ne yazık ki yaşamı büyütmek için, barışı isterken ölmek zorunda kalıyoruz" dedi.
"Kobani hala düşmedi ve düşmeyeceğini bütün dünyaya ilan etti" diyen Yüksekdağ, hükümetin çöken bölge ve Kobani politikasıyla Türkiye'nin itibarının uluslararası kamuoyu nezdinde gözden düştüğünü, itibar kaybettiğini; Kobani'yi düşürmeye çalışırken uluslararası itibarının yere çakıldığını öne sürdü.Yüksekdağ, "Bugün bu çapsızlıklarının, yıkımın ve tahribatın bedelini halkımıza, partimize ödetmeye çalışıyorlar. Yavuz hırsız ev sahibini haksız çıkarırmış" şeklinde konuştu.
İktidarın Kürt halkı ile dost olma şansını da yitirdiğini vurgulayan Figen Yüksekdağ, "Türkiye’nin, uyguladığı siyasetle bölgenin ve ülkenin marjinal ülkesi haline geldiğini anlattı.
HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ daha sonra şöyle konuştu;
"Bugün konuşmasında, bir tarafından HDP'ye vurmayı ihmal etmeyerek Suruç ile Kobani'nin birbirinden farklı olmadığını beyefendi yeni fark etmiş. Aylardır bu halk size bunu anlatmaya çalışıyordu. 48 insan sizin bunu bugün anlamanız için mi öldü? Bundan bir ay önce bu gerçeği görebilseydiniz bugün 48 insan ölmeyecekti. Bugün Kobani konusunda yeni gelişmeler yaşanıyor. Peşmerge'nin geçişine onay verileceğinden bahsediyor. 6 ekim günü daha halkın öfkesi sokağa dökülmeden, acı süreç başlamadan önce 'Kobani yalnızlaştırılmasın. Bu abluka Şengal'deki gibi bir soykırıma dönüştürülecek. Bir Şengal, Halepçe daha olmasın, halklar bunu kaldıramaz, sınırları rahatlatın, Kobani'ye ablukayı ortadan kaldıracak tedbirleri devreye sokun' dedik. 6 ekim gününe kadar bütün çabalarımıza rağmen, olumlu söylemler, yapıcı yaklaşıma rağmen karşılık bulamadık. 48 insanın ölmesini mi bekliyordunuz bu adımı atmak için? Bunun akılla, vicdanla, ahlakla açıklanabilecek hiçbir yanı yok. Bugün gelip partimizi ölümlerin sorumlusu olmakla itham ediyorlar. Kim bu ölümlerin sorumlusu? Ölüm üzerinden siyaset yapmak bizim tarzımız değil. Kusura bakmayın Sayın Davutoğlu, Sayın Erdoğan, ölümler üzerinden siyaset yapan biz değiliz, sizsiniz. Biz ölerek siyaset yapıyoruz, ölerek. Bizim siyaset yapabilmek için özgürlük alanları kullanabilmek için ölmemiz gerekiyor. Kadınlarımızla, çocuklarımızla, siyasetçilerimizle ölmemiz gerekiyor. Bu son bir ay boyunca da bize yine aynı ölüm çizgisi dayatıldı. Bizi ölümde korkutamazsınız. Bizi ucuz tehditlerinizle yıldıramazsınız. Kaç araba dolusunu gördük bunların. Hangi tarihlerinden hangi aşamalarından gelip geçtik. Uzattığımız barış, çözüm elini ciddiyetle, sorumlulukla tutarak bütün bu halkla barışmayı başarabilirsiniz. Halkınıza savaş ilan etmeyin."
Adana’da işlenen cinayetle ilgili görüşlerini de dile getiren Yüksekdağ, Yeni Türkiye'de, Adana'da bir gazete dağıtıcısının maskeli kişilerce arkasından kurşunlanarak katledildiğini vurguladı. Figen Yüksekdağ, "Sıkıysa o maskeleri düşürün. Bugün Davutoğlu, gösterilerde insanların yüzlerine taktığı fularların, maskelerin suç olduğundan bahsediyor. Faili meçhuller yeniden hortlatıldı. Maskeli faşizm yeniden gündeme getirildi" şeklinde konuştu.
Çözüm sürecinin çok büyük bir badire atlattığını ifade eden HDP Eş Genel Başkanı, "Bu eşiğin geçilip geçilemeyeceği anlayacağımız süreç, tam da içinde bulunduğumuz süreçtir. Hükümet hala 'çözüm süreç benim temel politikamdır' diyor, hala ekmeğini yemeye devam ediyor ama çözüm sürecinin gereğini yerine getirmiyor. Artık gün bugün, an bu andır. Çözüm süreci bir tehlikeli eşiği daha kaldıramaz" dedi.
Güvenlik paketleriyle, militarizmi tahkim ederek demokrasiyi getiremezsiniz" diyen Yüksekdağ, Öcalan'ın durumunu tehdit ve pazarlık konusu haline getirmeye çalışılarak da demokrasinin tesis edilemeyeceğini anlattı.
Figen Yüksekdağ, "Özgür bir Rojava, Kobani en iyi güvenli bölgedir. Sınırlarınız içinde de güvenliği, demokrasi alanı sağlayarak getirirsiniz, güvenlik paketleriyle değil" dedi.
Çözüm sürecinde Cumhurbaşkanı ile Başbakan ve bakanların ayrı dilden konuştuğunu iddia eden Yüksekdağ, "Çözüm sürecinde kimi muhatap alacağız? Bakanlar 'Öcalan'ın konumu değişebilir, tartışalım' diyor, Cumhurbaşkanı çıkıyor 'Villa verecek halimiz yok' diyor. Böyle ciddiyetsiz yaklaşım olabilir mi? Bakanın, Başbakan'ın söylediğini reddeden, tashih eden, polemiğe giren bir Cumhurbaşkanı var karşımızda. Siz İmralı'da kaç masa, televizyon, sandalye olduğuyla uğraşmayın. Sizin daha çok önemli işleriniz var. Yol temizliği için adımlar atılsın. Müzakere süreci bekleme koridorundan çıkarılsın. Yoksa Öcalan'ın villa istediği yok. Bizim gibiler villa istemez. Villalar daha çok iktidara ve onun siyasetçilerine yakışır. Kürt siyasetinin ve halkın böyle bir tartışması, beklentisi yoktur" şeklinde konuştu.


468x60 Reklam
Yorumlar (1)
    Google