• Adana
  • Ankara
  • İstanbul
  • 23 Ağustos 2016
  • 20:49
  Adana Haber
11 AYIN SULTANINI KARŞILARKEN Hoşgeldin Ey Şehr-i Ramazan

*****

“Rabbî ! E’ınnî alâ zikrike ve şükrike ve
 ibadetike=Rabbim! Seni zikretmeye, Sana şükretmeye,
 ve Sana güzel bir şekilde ibadet etmeye beni muvaffak kıl!”                                       
                                   Resulullâh, Hz.Muhammed (s.a.s)

 

****************
                                
 

 

2016 YILININ RAMAZAN AYI SÜRESİNCE YAYINLANACAK OLAN BU SAYFAYI SUNUYORUZ

Muhterem okuyucularım, Cebab-ı Allah’a şükürler olsun ki cümlemize bir Ramazan Ayına daha sağlık ve esenlik içinde ulaşmak nasip oldu. Bu mübarek ayda, bize tahsis edilmiş olan bu sayfamızdaki yazılarımızla Cenab-ı Allah’ın “kulu” olmanın gereklerinin neler olduğunu; O’na kulluk etmenin yollarının-yöntemlerinin neler olduğunu; Hz. Peygamber (s.a.s.) gibi Kur’an ahlâkına sahip olabilmek için Cenab-ı Allah’ın biz kullarına Kur’anı Kerim’de buyurduğu tutum ve davranışların neler olduğunu açıklayacağız. Aşağıda bir kısmını belirttiğimiz, bizzat Kur’anı Kerim’de geçen kavramları bilimsel olarak ve tabii ki Kur’an ayetlerine ve Hadislere dayanarak açıklayacağız. Okuyucularımızın kafalarındaki bir çok soruya yazılarımızda yanıt bulacaklarını umuyoruz.
*-Bu sayfaları lütfen okuyunuz!
*-Allah’ın ve İslâmın; bütün insanlığı kuşatan,çağdan çağa hiç değişmeyen evrensel mesajının ne olduğunu anlamak için;
*-Hz. peygamber’in(s.a.s.) bizzat yaşayarak ve uygulayarak örnek olduğu evrensel değerleri öğrenmek için okuyunuz!
*-Gönülden kinin, nefretin, kötülüğün silinmesi; sevgi, şefkat, merhamet ve iyiliğin yer alması; bir gönül insanı olmak için okuyunuz !
*-Kur’an ahlâkını; bütün güzellikleri şahsında toplamış olan efendimizin “Muhammedî” ahlâkını tanımak için okuyunuz!
*- Kur’an’a ve Hadis’e göre zikir, şükür, dua, tövbe, sabır, infak, merhamet, cimrilik, ısraf, helâl-haram, ihsan, ihlâs,salih amel, kibir, gurur, hayasızlık, bozgunculuk, iyiliği emredip kötülüğü men etme, ana-babaya iyi davranma, kul hakkına saygı, ahde vefa, gıybet, münafıklık, namazın anlamı ve namazda huşû içinde olmak v.s. ne demektir!?
*Cenab-ı Allah’ın rızasını almanın yolları nelerdir?
*-Huzurlu yaşamanın sırrı nedir!? Euzübesmelenin fazileti nedir!?
*-“İnşallah!” demenin önemi nedir!?
*-Ölüm ve ikinci hayatı nasıl izah edebiliriz!?
*- Kur!an ayetlerine göre Cennet ve Cehennem nasıldır!?
*- Okuyunuz!
“Senden yepyeni bir sen zuhur edebilmesi için” lütfen bu senenin Ramazan Ayı yazı dizilerini okuyunuz!
Ayrıca her günün yazılarını kesip biriktirerek çocuklarınızın ve yakınlarınızın okumasını sağlayınız!


 Doç.Dr.Muammer  OYTAN
E.Danıştay ve HSYK. Üyesi


*******************************

 ÖZGEÇMİŞİM                                                          
20. Nisan 1937 tarihinde Eskişehir’in Seyitgazi İlçesinin Kırka Nahiyesine bağlı Akin Köyünde doğdum.
İlkokulu 1950 yılında bu köyde bitirdim. Öğrenime devam etmek için yanıp tutuştuğum halde, benim içinde bulunduğum köy şartlarını bilen herkesin kolayca tahmin edebileceği sebeplerle tam 5 sene öğrenime devam edemedim; diğerleri iyi-kötü hayatlarını düzene koymuş olan 7 kardeşin en küçüğü olarak yaşlı ana-babamın yanında çiftçilik ve çobanlık yapmak zorunda kaldım. Bu uzun beş yıl,  Köy İmamı olan Rahmetli Babamın müezzini gibi caminin yıkık duvarına çıkarak sabah ezanlarını okuduktan sonra, bıkmadan usanmadan çocukluk ellerimle taa semayı kucaklayarak “”Beni bu ücra Köyde unutma, elimden tut, yolumu aç Allah’ım !” diye göz yaşları içinde yakarışlarımla geçti.! Bu beş sene, öğrenime devam etme imkanı bulamamış olmanın verdiği hezeyan ile, henüz o yıllarda defalarca hatim ettiğim Kur’anı Kerimin sayfalarını göz yaşlarımla ıslatarak geçti!
Nihayet 1956 yılında Hak Tealâ’nın kaderimi değiştiren takdiri, himmeti ve lütfu ile hiç beklenmedik üç olay aynı anda tahakkuk etti:
- O sene Seyitgazi’ye Ortaokul açıldı,
-Köy öğretmeni olan ağabeyim, talebi olmadığı halde aynı sene İlçeye tayin edildi ve
-Ortaokula kaydolmakta 58 gün geciktiğim için özel izni gereken M.E.Bakanlığı kaydedilmeme izin verdi.1956 yılının ikinci kanaat dönemi başında MEB.nın özel izni ile Ortaokula kaydım yapıldı ve benim okuma maceram başladı.
Cenab-ı Allah’ın bu hikmetini, bu lütfunu hiçbir zaman unutmadım; benim önümü açmasının, mutlaka bana verilmiş bir mesaj olduğunu düşünerek, omuzlarıma bir misyon yüklediğini kabul ederek hayatım boyunca maddi-manevî zor durumda olanlara yardıma koşmaya, darda kalmışların önünü açmaya çabaladım
Yürekten inancımdır ki, aşağıda, dua bahsinde ayrıntılı olarak açıklayacağımız gibi “Bana dua edin, duanıza cevap vereyim!”(Mü’min,40/60) buyuran Cenab-ı Allah’ın, darda kalan kulunun samimi ve içten yakarışlarını duymaması ve kabul etmemesi söz konusu değildir.!
İşte, uykusuz gecelerde “şükretmekten âciz” kalmış kalbim ve sulu gözlerimle ilâhî aşk şiirleri yazmamın, din ve ahlâk konusunu bir ömür boyu derinlemesine araştırmamın  baş sebeplerinden birisi de, bunları, yolumu açan Hak Tealâ’ya şükredebilmek tarzı olarak; O’nun rızasına mazhar olabilmek arayışı olarak görmemdir!.
Bu “Yüksek ve Rabbanî Rızanın” peşinde “din ve ahlâk “ konusunda 7 kitap yayınlayıp ücretsiz olarak Türkiye çapında dağıtmaya çabaladım. Bunlardan 4.cü kitabım Türkiye Diyanet Vakfı tarafından yayınlanmıştır!  
İşte yine bu “Yüksek ve Rahmanî Rıza” peşinde “Ramazan Sayfaları” hazırlayarak huzurunuzdayım. Benim için “Allah Razı olsun “ diyenlerinizden de Allah Tealâ  razı olsun!
Öğrenim konusuna dönersek, nihayet 17 yaşımda ve ancak o eğitim-öğretim yılının ikinci kanaat döneminin başlarında ortaokula kaydedilme imkânını bulabildim. İkinci kanaat döneminde, sene boyunca okunan tüm konulardan sorumlu olarak ikinci sınıfa iftihar listesinde geçtim. Allah cümlesinden râzı olsun, kendi aralarında ve Ağabeyimle görüşen öğretmenlerim beni parasız yatılı sınavına soktular. Bu sınavı kazandığım için ortaokul ikinci sınıfından itibaren Kütahya Lisesinde parasız yatılı olarak okudum. Ortaokulu ve Liseyi birincilikle bitirdikten sonra Siyasal Bilgiler Fakültesinin sınavını kazandım; Orayı da Devletten burs alarak okudum ve birincilikle bitirdim.
Sonra İstanbul Hukuk Fakültesinin muadelet sınavlarını vererek diplomasını aldım. Ardından Fransa’nın Nancy Şehrindeki Avrupa Üniversite Merkezinde (Centre Européen Universitaire de Nancy) mastır yaptım. Daha sonra Paris Uluslararası Kamu Yönetimi Enstitüsünü (İnstitüt İnternational d’Administratione Publique)  bitirdim ve Paris’te, meşhur Sorbonne Üniversitesinde idare hukuku doktorası yaptım. Nihayet İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinde idare hukuku doçenti oldum.
Siyasal Bilgiler Fakültesi hariç, bu tahsil aşamalarının tümünü kamu görevlisi iken, yani bir taraftan da Devlete hizmet ederek yaptım: Örneğin Hukuk Fakültesinin muadelet sınavlarını iki yıllık askerliğimi yaparken verdim; yurtdışındaki tahsillerimi resmi bir görevle Fransa’ya gönderilişlerimde şahsen kaydolup, resmi görevin yanında ilâveten çaba harcayarak yaptım; keza doçentliği Başbakanlıkta çalışırken ikmal ettim.
Hizmetlerime gelince; Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun olur olmaz kaymakam olarak çalışmaya başladım. 7 ay kadar kaymakamlık yaptıktan sonra Danıştay’ın sınavını kazanıp yargıçlığa geçtim: 8 Sene Danıştay tetkik hâkimliği,12 sene Anayasa Mahkemesi tetkik hâkimliği, 5 sene Başbakanlıkta genel müdürlük ve müsteşar yardımcılığı, 10 sene Danıştay üyeliği ve daire başkan vekilliği, 4 sene Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyeliği yaptım. Emekli olduktan sonra Sabacı Holdingete ve Kazancı Holdingte hukuk danışmanı olarak çalıştım. Bir taraftan da sadece Danıştay’da ve Yargıtay’daki temyiz davaları için serbest avukatlık yaptım.
Başbakanlık’ta, 30 kişilik bir hukukçular komisyonu oluşturarak bir hukuk reformu yaptım.Şükürler olsun ki, Hak Tealâ, Başbakanlıkta ve Yargıda, Devletime-Milletime önemli hizmetler vermemi nasip etti.!
Yayınlanmış, 30 civarında mesleki konularda araştırma ve eserim; 7 tane de din ve ahlâk konusu üzerinde yayınlanmış kitabım vardır.
Emekli olduktan sonra  bir defa Hacca, 4 defa da umreye gitmeyi nasip etti Cenab-ı Allah!.
Hak Tealâ tekrarını nasip ve ihsân buyursun inşallah.!
Bütün okuyucularıma derin sevgi ve saygılarımı sunuyorum!

 


Adana
Yorumlar (1)
    Google